Alparslan Kuytul'un DEVLET GÜCÜ ile tanıştığı anlar.

 

"İdarecileri hafife alanın dünyası, alimleri hafife alanın ahireti yıkılır."

"Bana konferans yaptırmıyorlar. Görelim bakalım, nasıl yapıyoruz. O gün oradayız. Oraya gelecek kardeşlerim, her şeye hazırlıklı gelsinler. Onlara meydan okuyoruz" mealinde son derece lüzumsuz, seviyesiz, samimiyetten de uzak ve şovmence cümleler kurup nutuklar atan, nerede sesini yükseltip nerede alçaltacağını bile bilemeyen Alparslan Kuytul ve etrafındaki bir avuç insan, devlet otoritesinin ne demek olduğunu birkaç dakika içinde görüp darmadağın oldular.

Bu işlerin öyle ulu orta "tekbiiiiirrr Allahü ekber" nidaları ile, samimiyetten uzak ve şovmence el kol işaretleri ile aşılamadığını da iyice gördüler.
Böyle selefi, vehhabi, modernist kafalı, devleti ve otoriteyi hiçe sayan, kendilerin kurdukları ütopik hayal aleminde yaşayan, sürekli lüzumsuz gerginliklere sebep olan, millete ve ümmete zarar veren insanları hoş görmüyoruz, görmeyeceğiz.

Böyle hocalık olmaz. Böyle ilim, böyle irşad, böyle hizmet olmaz. Böyle cemaat olmaz. Bu zihniyetin Ortadoğu'ya verdiği zarar, Siyonizme, İngilizlere ve Amerikalılara yaptığı dolaylı hizmet gözler önünde.
Bir de geçenlerde bir mitinglerine haşa hz. Peygamberin katıldığını iddia edebilmişlerdi.
Türkiye'nin selefileşmesine, vehhabileşmesine, bu kafanın Türkiye müslümanları arasında artmasına ASLA izin vermeyeceğiz.