Bir Bilim Hayvanı Ve Ensest Sapık Yahudi Olarak Sigmund Freud
Sapıkların babası Sigmund Freud
Freud, insanı belirli davranışlara zorlayan dürtüleri
olduğunu iddia eder. Ona göre acıkan karnını doyurur, yorulan uyur, ancak “cinsî
içgüdüler” şuur altına itilir ve bastırılır. Freud, psişik hayâtımıza
sadece seksüel dürtülerin yön verdiğini savunur ve tezini anormal
vak’alardan hareketle izâha çalışır.
Freud’e göre çocuklar, birçok cinsî sapıklık modellerini peş
peşe sıralayan komple bir “sapık”tırlar. Elbette bu marazî isteklerini cemiyet
baskısı altında doyuramazlar. Onları şuur altına iterler ve bir takım iç
çatışmalar başlar. İşte Freud’a göre ruh hastalıklarının tek sebebi budur. “Psikanaliz”
ile şuur altının derinliklerine inilmeli, doyurulmamış sapık arzular bulunmalı
ve “kabûl edilebilir hâle” getirilip tekrar sunulmalıdır.
Yeni değil, çarpıtılmış
Allahü teâlânın “kâinâtın en şereflisi” olarak
yarattığı insanı, bir takım süflî içgüdülerin esiri gibi göstermeye çalışan bir
teori elbette taraftar bulamaz. Kaldı ki insana “serbest irâde”, “seçme
hürriyeti” ve “iyiyi kötüden ayırt edebilme kâbiliyeti” verilmiş
olmasa, “suç ve cezâ” kavramlarının içi dolmaz.
Freud’un getirdiği “şuur altı” ibaresi “ona
has” ve “yeni” değildir. İslâm âlimleri içgüdülere, “nefs-i emmâre” adını
verirler ki, insana yükselme, kendini koruma ve neslini idâme gücü veren tahrik
edici bir kuvvettir. Bulunması şarttır ama dizginlenmesi lâzımdır. Bunu tıpkı
kazandaki buhara benzetebiliriz. Eğer kendi haline koyuverirseniz kazanı
patlatır. Ama kontrol altında tutarsanız koca lokomotifi, hedefine ulaştırır.
Yanlışta ısrar
Freud, bu görüşlerini birebir münazaralarda sıkça savunur
ancak “Histerinin cinsel etiyolojisi” üzerine verdiği bir konferansta
açıkça dillendirince skandal çıkar. Öyle tepki alır ki, artık ne öğrencisi ne
de çalışma arkadaşı kalır. Tam “bittim artık” dediği günlerde birileri
gelip sırtını sıvazlar, onu tekrar psikanaliz üzerinde çalışmaya zorlarlar.
Hatta elinden tutar bir anda (1902) profesör yaparlar. Bâzı arızalı
doktorları bulup buluşturur, hizmetine yollarlar. Dahası Viyana’da Psikanaliz
Enstitüsü kurar (1908) ve bu müesseseye milletler arası hüviyet
kazandırırlar.
Freud enstitü filan yönetecek kapasitede değildir, zihni
dağınıktır. Bu yüzden kurumun idâresini öğrencisi Carl Gustav Jung’a
bırakır. Ancak psikanaliz yaygınlaştıkça, teorideki çarpıklıklar, ortaya çıkar,
dostları Freud’u yalnız bırakırlar. Freud’un en güvendiği isimlerden Adler ve Jung bile
psikanalizde aradıklarını bulamaz. Rûhî hayâtın izâhını marazî modellere
dayandırmayı, günahsız çocuğu birtakım cinsî sapıklıkların toplamı gibi
görmeyi “insan” olma vasfına yakıştıramazlar. Adler insanoğlunun hâkim
dürtüsünün “yükseklik ve üstünlük duygusu” olduğunu savunmaya başlar, Jung
ise milletlere, kavimlere ve âilelere has ortak bir alt şuurdan, “kolektif
şuur altı”ndan bahs açar.
Fitneciler Londra’ya!
Freud yenilgiye doymaz, psikanalizi antropolojiye uyarlar.
Yaratılışı ret eden Darwin’e destek olmak için elinden geleni yapar.
Freud, Hitler’in Avusturya’yı işgali üzerine (1938) Londra’ya kaçar, İngilizler, Yahudi
biraderlere (Darwin ve Freud’a) her imkânı açar, medyayı emirlerine verip,
reklâmlarını yaparlar.
Hakkında ne dediler?
► O, kendi zaferi için insanları kullanan bir egoistti.
Hastalarının intihar eşiğine gelmesi umurunda bile değildi. Prof F. Crews
► Freud araştırıcı filan değil, istediği neticeye varmak isteyen ahlâksız bir oportünistti. A. Esterson
► Çok psikanaliz yaptım ama hep sıkıldım. Hastalarımı hiçbir
zaman tanıyamadım. Freud nevrotik bir insandı ve onun gibilerin bu saygıdeğer
meslekten çekilmesi lâzımdı. Dr. Erich Fromm
► Psikanaliz herşeye el atar ama hiçbir şeyi açıklayamaz. M.
Johoda
► Freud’u hekimden saymayın, o materyalist ideoloji için çalışan bir felsefecidir. H. Ellenburger
► Psikanaliz masaldır, hem zararlı bir masal. P. Medawar
► Psikanaliz çağımızın vebasıdır. Ona inananlar “dürtü” adına “tiran” kesildiler, artık bu kaosun bitmesi gerek. E. Levinas
► Freud’a göre cömertlik, fedakârlık gibi kelimeler anlamsızdır. Bu piyesin oyuncuları kötü olmak zorundadırlar ve final daima ağlatır. M. Tournier...
► Freud’u hekimden saymayın, o materyalist ideoloji için çalışan bir felsefecidir. H. Ellenburger
► Psikanaliz masaldır, hem zararlı bir masal. P. Medawar
► Psikanaliz çağımızın vebasıdır. Ona inananlar “dürtü” adına “tiran” kesildiler, artık bu kaosun bitmesi gerek. E. Levinas
► Freud’a göre cömertlik, fedakârlık gibi kelimeler anlamsızdır. Bu piyesin oyuncuları kötü olmak zorundadırlar ve final daima ağlatır. M. Tournier...
Kaldı ki Freud, “Ben ne ilim adamıyım ne de mütefekkir.
Sadece maceracıyım ve bu hoşuma gidiyor” demekten çekinmez.
| İrfan Özfatura
Yazarın faydalandığı eser: “Dünyayı Aldatanlar” Prof.
Dr. Sefa Saygılı